Anlatacak Çok Şey Var

Binlerce kelime,onlarca hikâye var boğazımda düğümlenmiş..
Susuyorum konuşmam gereken yerlerde;
dilimi tutamıyorum ne zaman susmam gerekse!
Anlatacak çok şeyim olsa da,
emin değilim anlaşılmak istediğimden…
-E.Şafak-
Kendini Arayan İnsan kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Olması Gerekenler Zaten Yanında

Hayatından silmek istediklerini gerçekten sil.
Çünkü geri dönüşüm kutusunda bekletirsen;
sistemini yavaşlatır!
-A.Fawer-
Kendini Arayan İnsan kategorisine gönderildi | Yorum yapın

İnsanlar Kaça Ayrılır

Aptallara göre insanlar;
“ırk,cinsiyet,milliyet,yaş,statü,renk,din ve dil” başta olmak üzere 8’den fazla kategoriye ayrılırlar.
Halbuki olay bu kadar komplike değildir.
İnsanlar sadece 2’ye ayrılırlar:İyi insanlar ve kötü insanlar.
-A.Einstein-
Düşünmece kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Hayatta 4 şey..

Hayatta 4 şey kaçınılmazdır;
*Her birimiz ve sevdiklerimiz adına ölümün kaçınılmazlığı,
*Yaşamımızı kendi irademizle biçimlendirme özgürlüğümüz,
*Nihai yalnızlığımız..
*Yaşamın belirgin bir anlamdan yoksun oluşu..
-I.Yalom-
Düşünmece kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Mutsuzluk

Talih ne iyilik yapar ne de kötülük.
Bize yalnızca malzemeyi sunar ve ondan daha güçlü olan ruhumuz bu malzemeyi alıp kendi hoşuna gittiği şekle sokar.
Ruhumuzun mutlu ya da mutsuz olmasının tek nedeni yine kendisidir.Mutsuzluk herkesin kendi hatasıdır.
Ölüme ve yaşama katlanma cesareti olmayan,ne kalmak ne de kaçmak isteyen kişi için ne yapılabilir ki?
-M.Montaigne-
Düşünmece kategorisine gönderildi | 1 Yorum

Güven

Bir ilişkide güvensizlik varsa ordaki sevgi yalandır.
Ve güvenilmek,sevilmekten daha büyük bir iltifattır.
-P.Coelho-
Düşünmece kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Sona Doğru

Şimdi bir kararsızlık çölünün tam ortasından…
Belli belirsiz bir noktacık olarak bakıyorum hayata…Kararsızlık…
Önceleri,karmakarışık bir gürültü okyanusunda boğmuştu beni…
Bildiğim ne varsa unuttum…
Bilmeyi umduklarımı bile…
Sonra..Çöl…
Ayrılık vardı aşkı ararken…
Aydınlıkta karanlık korkusu…
Huzur,hep ölümü çağırıyor…
Ve gözlerini yumduğun zaman,görmez olmuyorsun…
Bütün kapıları kapatıp,hayatın en küçük odasına sığınmak…Utangaç çocukların masa altına sığındığı gibi…
Aramak!
Gerçeği arayış yolculuğu,gerçekten kaçış veya gerçeğe varışı öteleyen bir kandırmacadır çoğu kez…
Şimdi bir kararsızlık çölünün tam ortasından….
Belli belirsiz bir noktacık olarak bakıyorum hayata.
Hayatın en küçük odasında ve üstelik gözlerim kapalı…
Ben,adını koymaya çalışıyorum yüreğimdeki sancının…
Şiir peşinde değilim…
Takvimin yıl hanesi değişirken,coşku ve kutlama arzusundan çok kahır duyguları uyanıyor yüreğimde;çünkü sona yaklaşıyorum…
Ve kararsızlık, geçip giden zamanı seyretmekten ibaret…
Ayrılık vardı aşkı ararken…
Aydınlıkta karanlık korkusu…
Huzur,hep ölümü çağırıyor…
Ve gözlerini yumduğun zaman,görmez olmuyorsun…
-M.Başaran-
Kendini Arayan İnsan kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Sebeb-i Hüznüm

Şimdi üzgünüm…
Son yapraklarını da rüzgâra teslim etmek üzere olan çırılçıplak bir ağaç gibi,rengimden ve neşemden eser yok…
Yalnızım…
Biliyorum;bunu ben yapıyorum.
Ama elimde değil.
Benim baktığım yerden hayat böyle gözüküyor ve başka bir açıdan bakmaya gücüm yok!
Zamana teslimim…
Gündüz vakti,perdeleri kapalı bir odada aydınlık arıyorum…
Işık dışarıda…
Korkuyorum…
Bu korkuyla,kendi karanlığıma sığınmak,hüzünden ibaret…
Hüzün…
Hüzün ki baştan çıkarır…
Hüzün;iskeleye bağlı geminin halatlarını zorlayan arsız rüzgâr…
Koparsa ne olur?
Bu,düşünülecek bir şey değildir…
Bir yanım iskeleye çarparken bir yanım ufka arzulu…
Bu,düşünülecek bir şey değildir…
Hüzün;”kopsun inceldiği yerden”e giden tehlikeli bir yoldur çünkü…
Çünkü hüzün,şuuru koynuna alır ve masumca uyutur…
-M.Başaran-
Kendini Arayan İnsan kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Desem ki…

Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Sende tattım yemişlerin cümlesini.
Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin,nimettensin!
Desem ki…
İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin,bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap.
Ben sende yaşıyorum,
Sen bende hüküm sürmektesin.
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgârlarla,nehirlerle,kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen,
Rüzgârların,nehirlerin,kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme,müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum…
-C.S.Tarancı-
Kendini Arayan İnsan kategorisine gönderildi | 1 Yorum

Bir Yerlerde Tıkanıp Kaldıysa Hayat

Bir yerlerde tıkanıp kaldıysa hayat,soluk almak güçleştiğinde,
Yüreğin susup,mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını,
Dağlara dönmeli yüzünü insan.
Yeni patikalar,yeni yollar seçmeli,yüreğini ferahlatacak;
…Yeni insanlarla tanışmalı,yeni keşifler yapacak….
Hep isteyip de,bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa,
Gerçekleştirmeyi denemeli!
Her geçen gece,ölüme bir gün daha yaklaştığını;
Zamanın bir nehir,kendisinin bir sal olup da,
O dursa da yolculuğun devam ettiğini anlamalı.
Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler,
Her akşam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa,
Değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri…
Küçük şeylerle başlamalı belki; örneğin,bir kaç durak önce inip
Servisten,otobüsten;yürümeli eve kadar,yüreğine takmalı güneş gözlüklerini;
Gördüğünü hissedebilmeli!
Sağlığını kaybedip,ölümle yüz yüze gelmeden önce,
Değerli olabilmeli hayat!
İlla büyük acılar çekmemeli,küçük mutlulukları fark etmek için!
Başkasının yerine koyabilmeli kendini;
Ağlayan birine “gül”,inleyen birine “sus” dememeli!
Ağlayana omuz,inleyene çâre olabilmeli!
Şu adâletsiz,merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı,
Sevgisiz,soysuz kalarak!
Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden,
Derin bir soluk alıp,hapsetmeli kokusunu içine…
Güneşin doğuşunu seyretmeli arada bir,
Seher yeli okşamalı saçlarını…
Karda yağmurda sevincine,coşkusuna;
Fırtınada boranda öfkesine,isyanına ortak olabilmeli doğanın!
Bir çocuğun ilk adımlarında umudu;bir gencin düşlerinde geleceği;
Bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli!
Çalışmadan başarmayı,sevmeden sevilmeyi,
Mutlu etmeden mutlu olmayı beklememeli!
Ama küçük,ama büyük;her hayal kırıklığı,her acı;
Bir fırsat yaşamdan yeni bir şeyler öğrenebilmek için;kaçırmamalı!
Çünkü;hiç düşmemişsen,el vermezsin kimseye kalkması için,
Hiç çâresiz kalmamışsan,dermanı olamazsın dertlerin;
Ağlamayı bilmiyorsan,neşesizdir kahkahaların;
Merhaba dememişsen,anlamsızdır elvedaların…
Ne herkesi düşünmekten kendini,ne kendini düşünmekten herkesi unutmamalı!
Bilmeli çok kısa olduğunu hayatın;hep vermek ya da hep almak için…
Sadece,anlatacak bir şeyleri olduğunda değil,
Söyleyecek bir şey bulamadığında da dinleyebilmeli!
Aklı ve kalbiyle katılabilmeli sohbetlere…
Hafızası olmalı insanın;hiç değilse aynı hataları aynı bahanelerle tekrarlamaması için!
Soruları olmalı,yanıtları bulmak için bir ömür harcayacak!
Dostları olmalı,ruhunun ve zihninin sınırlarını zorlayacak!
Herkese yetecek kadar büyük olmalı sevgisi;
Ama,kapasitesi sınırlı olmalı yüreğinin ki,hakkını verebilsin sevdiklerinin;
Zaman bulabilsin;
Bir teşekkür,bir elveda için…
Yaşam dedikleri bir sınavsa eğer;
Asla vazgeçmemeli sevmek ve öğrenmekten;
Ama,herkesi sevemeyeceğini de her şeyi bilemeyeceğini de fark edebilmeli insan!
Tıpkı,her şeye sahip olamayacağı gibi…
Zamanın ninnisiyle,uykuda geçirmemeli hayatı…!
-C. Dündar-
Kendini Arayan İnsan kategorisine gönderildi | Yorum yapın